24 Haziran 2011 Cuma

ANTIGONE

Antigone,Frederic Leighton, 1882

Oidipus'un kendi annesi Iokaste'ten doğan kızı. Antigone tragedya kahramanlarını en cana yakını, hayat hikayesi bize en çok dokunandır.

Kahin Teiresias'ın açıklamalarından ne kadar büyük bir günah işlediğini öğrenen (bilmeden öz annesiyle evlenmiştir) Oidipus gözlerini kör eder ve yollara düşer. Yurdu da oğulları da ona lanet okur. Yalnız kızı Antigone ona yardım eder, elinden tutar. Kentten kente dilenerek babasıyla birlikte en son Kolonos'a varırlar. Orada halkı acındırmayı ve kral Theseus karşısında babasını savunmayı başarır. Böylece babası Oidipus'un bir sığınak bulmasını ve böylece öç perileri Erinys'lerden kurtularak rahat bir ölüme kavuşmasını sağlar.

Oidipus'un ölümünden sonra Antigone Thebai'ye döner. Kardeşleri Eteokles ve Polyneikes arasında taht yüzünden savaş çıkmıştır. İki kardeş savaşırken ölür. Kreon (Antigone'nin dayısı) Eteokles'in yurdunu savunurken ölen bir kahraman olarak gömülmesini, yurduna saldıran Polyneikes'in ise mezarsız kalararak onursuz bir şekilde kurda kuşa yem olmasını ve buna karşı gelenlerin de ölümle cezalandırılacağını bildirir. Sophokles'in muhteşem tragedyası Antigone bu konuyu işler. Antigone, Kreon'un bu isteğine karşı gelir. Kardeşini gömer ve bunun suç değil bir görev olduğunu söyleyerek baş kaldırır. Devletin baskısına karşı kişi özgürlüğünü savunan Antigone sonunda tam bir zafer kazanır. Gerçi Kreon onu kayalılara diri diri kapatır ama Kreon'un oğlu ve Antigone'in nişanlısı Haimon babasını sert sözlerle kınadıktan sonra onu kurtarmaya koşar. Ancak Antigone'nin kendini astığını görünce o da canına kıyar. Tüm bunlara anası Eurydike dayanamaz kendini öldürür. Devlet yasağında ve cezasında kayıtsız şartsız sertliği simgeleyen Kreon artık yıkılmış bir adamdır.

17 Haziran 2011 Cuma

ANTENOR


Troya'lı ihtiyar, Priamos'un arkadaşı ve danışmanı. Batı kapısında ihtiyarlar derneğinde bulunur ve Troya savaşından önce kaçırılan Helene'yi geri almak için elçi gönderen Odysseus'la Menelaos'u evinde nasıl ağırladığını anlatır. Antenor savaş sırasında işi tatlılıkla bağlamaktan, Helene'yi mallarıyla Akha'lara geri vermekten yanadır. Menelaos ile Paris arasındaki teke tek çarpışmaya yargıçlık eder. Troya düştükten sonra Antenor ve oğulları Akha'larca korunur. Söylentiye göre Antenor kapısına bir pars postu asmış ve böylece Akha'ları konuk eden bu aile korunmuştur.

Troya efsanelerinden sonra meydana gelen efsanelerde Antenor vatanını satan bir hain olarak görülür. Tahta atın şehre alınmasına, Palladion'un (Athena'nın sihirli nitelikler taşıyan heykeli) çalınmasına yardım ettiği söylenir. Sonra da Antenor Trakya yoluyla, oğullarıyla Kuzey İtalya'ya göçmüş ve Po vadisine yerleşmiş, Venet'ler boyunu  atası olarak gösterilir.  

17 Mayıs 2011 Salı

ANTEIA

Bellerophontes'in, Khimaira'yı Öldürmesi 

Homeros'un Anteia (İl.VI,164), tragedya yazarlarının Stheneboia diye adlandırdıkları bu kadın Lykia kralı İobates'in kızıdır. Kardeşi Akrisios tarafından Korinthos'tan sürülüp Lykia'ya sığınan Proitos'la evlidir. Anteia Tiryns'e gelen Bellerophontes'e tutulur ve ondan yüz görmeyince yıkımını kurar.

11 Mayıs 2011 Çarşamba

ANKHUROS


Phrygia kralı Midas'ın oğlu. Başkentinin yanıbaşında büyük bir toprak kayması olmuş, derin bir yarık açılmış, öyle ki şehir de içine yuvarlanıp yıkılacağa benzediğinden Ankhuros bir tanrı sözcüsüne ne yapacağını sormuş. Uçuruma en değerli nen varsa, onu atacaksın, demiş sözcü. Kral da tutmuş, altın, elmas, en kıymetli eşyalarını atmış, ama yarık bir türlü kapanmamış. Ankhuros sonunda kendini atmış uçuruma, atar atmaz da yarık kapanmış.

27 Nisan 2011 Çarşamba

ANKHISES

Aeneas Bearing Anchises from Troy, by Carle van Loo, 1729 (Louvre).


Troya kral soyundan olan Asrakos'un oğlu Ankhises tanrıça Aphrodite ile sevişmiş ve Aineias'ın babası olmuştur. Homerik denilen övgülerden Aphrodite'ye ayrılmış olanı, bu sevişmeyi en ufak detayına kadar anlatır. Tanrıça Ankhises'i Ida dağı yamacında sığırları otlatırken görür ve ona tutulur. Phyrigialı bir kız kılığına girerek dağa iner. Prens de bu kıza vurulur. Aphrodite ona şöyle der:

Bir oğlun doğacak, Troya'lılara kral olacaktır o
Ve çocuklarına çocuklar doğacaktır sonsuza dek... 


Tanrıça doğuracağı çocuğu büyütmek için nymphlara vereceğini, onu beş yaşında babasına tanıtacağını ve çocuğun kimin olduğu sorulursa Aphrodite'in olduğunu kimseye söylememesini, yoksa Zeus'un çok kızacağını söylerek, Ankhises'i bırakır.

Bir efsaneye göre Ankhises tanrıçanın sözünü tutmaz, fazlaca içtiği bir gün Aphrodite ile seviştiğini söyler ve bununla övünür. Zeus cezalandırır ve topal kalır. Bu yüzden Troya'dan kaçarlarken Aineias'ın onu sırtına almasının nedeninin bu olduğu söylenir.



8 Nisan 2011 Cuma

ANDROMEDA

RUBENS, Pieter Pauwel: Perseus and Andromeda 1620-21



Aithiopia kralı Kepheus'la Kassiepeia'nın kızı. Anası Nereus kızlarından daha güzel olmakla övünmüş, Nereus kızları da Poseidon'a dert yanmışlar ve öçlerini almasını istemişler. Poseidon korkunç bir ejder salmış Kepheus'un ülkesine, kasıp kavurmuş ortalığı. Zeus - Ammon tapınağı kahinine başvuran kral kızını canavara kurban ederse ülkenin kurtulacağını öğrenmiş. Halk da kralı buna zorlamış. Sonunda Andromeda'yı bir kaya bağlamışlar. Canavar da onu parçalamak üzere yaklaşırken yiğit Perseus gökten atı Pegasos ile gelmiş. Gorgo'yu öldürmüş kafasını almış dönerken, kayaya bağlanmış güzel kızı görmüş ve tutulmuş. Perseus canavarı öldürmüş ve Andromeda ile evlenmiş.

25 Mart 2011 Cuma

ANDROMAKHE


CRE HAMILTON, Gavin; "Hector's Farewell to Andromache"  1775-80


Andromakhe, Mysia bölgesinde Thebai şehrinin kralı olan Eetion’un kızıdır. Eeiton kral Priamos’a dostluk bağlarıyla bağlıdır. Sarayında yedi oğlu ile büyüttüğü tek kızı sevimli, uslu Andromakhe’yi Priamos’un en değerli oğlu Hektor’a verir. Düğün dernek nasıl olmuştur bilinmez. Mutlu günlerini bilmeyiz. Hektor’la Andromakhe ancak yıkım gelip çattığında, İlyada’da anlatılan savaşın dokuzuncu yılında çıkarlar sahneye. Bir çocukları olmuştur: Astyanaks.

Bölgede çapulculuk seferine çıkan Akhilleus, Mysia’ya varmış Andromakhe’nin babası Eeton ve yedi erkek kardeşini gözünü kırpmadan öldürmüştür. Annesini de esir almış büyük kurtulmalık karşılığında bırakmış. Ancak zavallı kadın serbest kaldığı gün ölmüş.

Andromakhe Troya sarayında kadınlar dairesinde hizmetçiler arasında nakış işlemekle, mekik dokumakla vakit geçirir. Her geçen gün bir işkencedir ne kadar yiğitte olsa Hektor’un bir gün düşman kargısı altında can vereceğinden korkar. İki de bir savaşı gözlemek için çocuğunu dadısına verip kuleye çıkar. Bir gün Hektor savaştan ara bulup şehre gelir, karısını evde arar, yok, yiğit batı kapılarına koşar ve karısı ile yavrusunu görür uzaktan ve gülümser. Andromakhe gözyaşları dökerek eline sarılır.



Ah kocacığım, bu hırs yiyecek seni,

Yavruna, talihsiz karına acıma yok sende,

dul kalmama, biliyorum az gün var,

Akha’lar üstüne saldırıp öldürecekler seni.

Sensiz kalmaktansa toprak yutsun beni daha iyi

Benim senden başka dayanağım yok,

alıp götürdüğü zaman ölüm seni

yalnız acılar kalacak bana,

Ne babam var benim, ne ulu anam…

Sen bana bir babasın Hektor,

Ulu anamsın benim, kardeşimsin, arkadaşısın sıcak döşeğimin,

Burada kalede kal, acı bana,

Yetim koma yavrumuzu, karını dul koma.

(İlyada'nın en yürek yakan satırlarındadır bu veda satırları. Bu satırlar için bile tekrar tekrar okunur İlyada)


Hektor acır karısına, ama ne yapsın, bir korkak gibi çekilecek değil ya savaştan. Troya ordusunun desteği ve dayanağıdır.

Günler geçer Hektor ile Akhilleus arasında teke tek savaş başlar. Ölüm-kalım savaşı, İlyada destanının en dramatik sahnesi. Hektor’un ölümüne karar vermiştir tanrılar. Yiğitçe dövüşerek can verir. Troya surlarından bir çığlık kopar. Andromakhe odasında mekik dokurken duyar bu vaveylayı deli gibi fırlar dışarı, Akhilleus’un arabasına bağlayıp toz toprak içinde sürüklediği Hektor’un ölüsünü görünce düşer, bayılır.

Bu işkence dokuz gün sürecektir. Her sabah Akhilleus ölüyü arabasına bağlayıp sürükler. Onuncu günü akşamı Kral Priamos Akhilleus’un yanına gider ve yüreğini yumuşatarak Hektor’un cesedini alır. Andromakhe ağıtlar yakar.

Çilesi bitmez Andromakhe’nin, Euripedes’in tragedyasında görürüz onu. Akhilleus’un oğlu Neoptolemos’un sarayındadır. Neoptolemos Hermione ile evlenmiş fakat çocuğu olmamıştır. Neoptolemos’un tutsak olarak getirdiği Andromakhe’den üç oğlu bir kızı olmuştur. Hermione Andromakhe’yi kıskanır ve öldürmek ister. Tapınağa sığındığı halde öldüreceklerken son anda kurtulur.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails