Artemis'in çevresindeki avcı kızlardan Arethusa günün birinde av yorgunluğunu gidermek için ırmağa girmiş yıkanıyormuş. Yüzerken birden ırmaktan yükselen bir erkek sesi duymuş. Kıza tutulan ırmak tanrı Alpheios'un sesiymiş bu. Kız sudan dışarı fırlayıp olduğu gibi koşmaya başlamış. O koşmuş ırmak kovalamış, sonunda gücü tükenen Arethusa Artemis'e yakarmış onu kurtarsın diye tanrıça önce onu bir buluda sarmış, sonra kaynağa dönüştürmüş. Ama Alpheios gelip sularına karışmasın diye Arethusa yeraltına dalmış ve ancak Sicilya'da Ortyga adasında yeryüzüne çıkmış.
26 Nisan 2012 Perşembe
13 Nisan 2012 Cuma
ARES
Jacques-Louis David, The Combat of Ares and Athena, 1771
Savaş tanrısı Ares'in Roma mitolojisindeki karşılığı Mars'tır. Roma Devleti bu tanrıya ne kadar değer vermiş, saygı göstermişse, Yunanlılar onu o kadar hor görmüş ve aşağılamıştır. Hele Homer destanlarında kaba kuvveti simgeleyen Ares'e takılmadık korkunç sıfat kalmamıştır. Azgın, deli, uğursuz olarak nitelendirilen Ares insanların baş belası, elleri kanlı, kaleler yıkan olumsuz bir varlıktır. Doğuşunu üç dizede anlatan Hesiodos bir daha pek söz etmez bu tanrıdan:
Hera görkemli son eşi oldu Zeus'un
Sevişti tanrıların ve insanların kralıylaHebe'yi, Ares'i ve Eileithya'yı doğurdu Hera
Ares'in annesi Hera ile herhangi bir ilişkisine rastlanmaz destanlarda hele babası Zeus büsbütün hoşlanmaz. Troya savaşından Athena'nın yardımıyla Diomedes karnından yaralar Ares'i. Ares Zeus'un yanına sığınır ve ağlar. Zeus ise oldukça sert bir biçimde karşılık verir. (İlyada V, 889)
Asıl çekişmesi Athena iledir çünkü Athena aklın yönettiği savaşı, Ares ise akılsızca, körü körüne çarpışmayı simgeler.
Ares ile Aphrodite birleşmesinden Phobos (bozgun), Deimos (korku), ve bir de Harmonia doğar. Phobos ve Dei mos babalarının yanından ayrılmaz onlara zaman zaman kızı Enyo, ve Eris'de (kavga) katılır.
16 Aralık 2011 Cuma
Arakhne
Arakhne Lydia'lı bir kızmış, babası İdmon Kolophon kentinde kumaş boyacılığı yaparmış, kızı da nakış yapmada, kilim dokumada öylesine usta, öylesine becerikliymiş ki, yokmuş onun üstüne bütün bölgede. Dağdan, ormandan periler gelir şaşakalırlarmış yaptığı işlere. Arakhne ölümlülere elişlerinin hepsini öğretmiş olan tanrıça Athena ile gergefte boy ölçüşebileceğini ileri sürer dururmuş. Tanrıça buna kızmış, kocakarı kılığında Arakhne'nin karşısına çıkmış. Öğütler vermiş, daha alçak gönüllü olmasını, tanrılarla boy ölçüşmekten sakınmasını salık vermiş. Ama Arakhne oralı olmamış, Athena gelsin isterse nakışta yarışalım demiş. Tanrıça o zaman kim olduğunu açıklamış ve başlamışlar yarışa. Athena Olympos'un on iki tanrısını işlemiş nakışına, Arakhne ise tanrıların pek şanlı olmayan serüvenlerini. İşleri bitince Athena bakmış ki kızın nakışı kusursuz, kendikinden aşağı kalmıyor, geçiyor bile. Derken büyük bir öfkeye kapılıp kırmış Arakhne'nin gergefini, yırtmış nakışını, Lydia'lı kız üzüntüsünden kendini asmış. Ama tanrıça hamarat sanatçıyı bir örümcek kılığına sokmuş, sonsuza dek duvar köşelerinde ağ örsün diye.
7 Aralık 2011 Çarşamba
APOLLON
Apollon Belvedere
Apollon adının Yunanca olmadığı açıktır. Bazı dil bilimciler Yunanca apello (kötüğü defetmek) fiilinden geldiğini iddia etselerde tartışmalıdır. Yunanlılar bile tanrıya bir ek ad koyarak açıklama gereği duymuşlardır. Phoibos parlak, ışık saçan demektir. Bu adın ayrıca tanrının büyük annesi olarak gösterilen dişi Titian Phoibe ile de ilişkilidir. Ancak her ne kadar ışık ve güneş anlamında bir isim ile nitelendirilse de Apollon hiç bir zaman güneş tanrısı Helios ile ilişkilendirilmemiştir.
Apollon'ın Lykia bölgesi ile özdeşleştirilmiştir. İlyada'da Lykegenes lakabı Lykia'lı olarak çevrilmiştir. Homeros destanlarında Lykia sıkı sıkıya bağlı bir tanrıdır ve Anadolulu bir tanrıdır.
DOĞUMU: İlyada''nın ilk dizelerinde şöyle anlatılır "Leto ile Zeus'un oğlu" " Güzel saçlı Leto'nun doğurduğu". Apollon Titan kızı Leto ile Zeus'un birleşmesinden kız kardeşi Artemis ile doğmuştur. Doğumu ile ilgili bilinen en önemli efsane Lykia'da geçen efsanedir. Leto hamile kalınca Hera'nın gazabından korunmak için doğum yapacağı yer arar. Ancak kimse ona yardım etmez çünkü onlar da Hera'nın hışmından korkarlar. Yürüye yürüye Lykia kıyılarına gelir ve Patara yakınlarında (Letoon tapınak kenti bu efsaneden yola çıkarak kurulmuştur kentte Leto, Artemis ve Apollon için yapılmış tapınaklar vardır) doğum yapar.
NİTELİKLERİ VE EFSANELERİ: Apollon İlyada'da okçu tanrı olarak geçer, okçu olması onun doğa ile olan ilişkisini pekiştirir. Kız kardeşi Artemis ile paylaştığı bir yetenek vardır. Onların oku ile ölenler ansızın tatlı bir ölüme kavuşurlar. Apollon'un sanat ve müzik yeteneği üzerine de pek çok efsanesi vardır. Musa'ların yöneticisidir. Ölümsüzlerle ve tanrılarla giriştiği yarışmalar pek çok efsaneye konu olmuştur (Hermes, Pan, Marsyas).
Işık tanrının aşkları da önemli bir yol oynar efsanelerde. (Darphne, Kassandra, Marpessa, Hyakinthos)
Delphoi kentidir
Apollon ayrıca ön görü yeteneğine sahiptir bu nedenle Anadolu'da Yunanistan'da pek çok bilicilik merkezi vardır. En ünlüleri Delphoi kentidir.
29 Temmuz 2011 Cuma
APHRODITE
Botticelli, Venüs'ün Doğuşu
Doğuşu: Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'nin doğuşu üzerine iki ayrı kaynağımız vardır. Biri Hesiodos, diğeri Homeros. Hesiodos Thegonia'da bu tanrıçanın denizin köpüklü dalgalarından doğduğunu anlatır. (Yunanca Aphros Köpük demektir) Uronos Gaia'dan doğan çocuklarını doğar doğmaz toprağın bağrına soktuğu için toprak ana şişmekte ve korkunç sancılar çekmektedir. Bu yüzden oğlu Kronos'a bir tırpan verir ve Kronos'da babasının hayalarını bu tırpan ile keser ve denize atar. Denize dökülen spremlerden Aphrodite doğar. Tanrıçanın Kıbrıs kıyılarında doğduğuna inanılır.
Homeros'a göre Aphrodite Zeus ile Okeanos'un kızı Dione'den doğmadır.
Kişiliği: Altın Aphrodite der Homeros bu tanrıçaya, daha başka sıfatlarla niteler onu şairler. Bu güzeller güzeli tanrıça işveli, cilveli ve gönül alıcıdır. Homeros bunun sırrını tanrıçanın ak köpüklerden olma bedeninde taşıdığı bir büyülü memelikte görür. Zeus'un aklını çelmeyi isteyen Hera ödünç ister bu memeliği.
Sevgiyi, sevişmeyi simgeleyen bu tanrıça bu büyüyü kendi kendine değil çevresini saran başka tanrısal varlıkların aracılığıyla gerçekleştirir. Eros bazı efsanelere göre onun oğludur, ama Thegonia'da Eros Aphrodite'den çok önce doğmuş evrensel bir güçtür, sonradan katılır Aphrodite'nin alayına.
Güzelliği, zerafeti ve bereketi simgeleyen Kharit'ler, Hora'lar ve düğün alaylarının başında giden Hymenasios da Aphrodite'nin çevresindeki tanrılardır. Ne var ki tanrıçasının kişiliği biraz belirsiz olarak canlandırılmaktadır. Ares ile birlikteliğinden Phobos (bozgun), Deimos (Korku) ve Harmonia doğar. Ahenk anlamına gelen Harmonia'nın yanında bozgun ve korku Aphrodite'in kişiliğindeki olumlu ve olumsuz yanları gösterir.
Efsaneleri: Kişiliği ile tanrılar arasında önemli bir yer tutan Aphrodite'nin efsaneleri azdır. Aphrodite topal tanrı Hephaistos ile evlidir, nasıl ve nedeni belli değildir. Ama şairler onun çirkin kocasını aldatmasını ballandıra ballandıra anlatırlar. Bu öykülerin başında Homeros'un Odysseia'sındaki serüven gelir. Bu serüveni kör ozan Demodokos anlatır. Ares ile Aphrodite'nin seviştiklerini güneş tanrısı Helios görür ve Hephaistos'a haber verir. Demirci tanrı Hephaistos da kırılmaz bir büyülü ağ örer ve yatağın altına yerleştirir. Hephaistos onlara fırsat yaratmak için Lemnos adasına gittiğini söyler. İki sevgili sevişince bu ağın içinde hapis kalırlar. Onları yakalayan Hephaistos acı acı bağırır diğer tanrılar ise kahkalarına hakim olamazlar.
Aphrodite'nin başka sevgilileri de olur. Bunlardan biri Adonis, öbürü Troya kral soyundan Aineias'ın babası Ankhises'tir.
Aphrodite'nin öfkeleri ve öç almaları korkunçtur: Şafak tanırçası Eos'a, Phaidra ve Pasiphae'ya belalı aşklar esinler, kendilerine yeterince tapmayan Lemnos kadınlarına ceza olarak kocalarının bile dayanamadığı koku verir, Kinyras'ın kızlarını kendilerini yabancıya satmaya zorlar. Üç güzeller yarışmasında oynadığı rol ve Paris ile Helena'nın başına getirdiği belalar dillere destan olur. Eros ve Psykhe efsanesinde adı geçer. Kişiliği Helenistik çağdan sonra Rönesans sanatına da bitmez tükenmez bir konu olmuştur.
Kuşlardan güvercin ve serçe, çiçeklerden gül ve mersin tanrıçaya adanmıştır.
Antik çağın ünlü Knidos Afroditi
heykelinin Rönesans dönemi kopyası
Etiketler:
Adonis,
Aineias-Aeneas,
Ankhises,
Aphrodite,
Ares,
Eros,
Hephaistos,
Psykhe
21 Temmuz 2011 Perşembe
ANTINOOS
Odysseus'un talipleri öldürmesi
Eupeithes'in oğlu Antinoos şımarık, tembel, gözü doymaz, Odysseus'un malını mülkünü vur patlasın çal oynasın tüketmeye kararlı taliplerin başta geleni. En küstah, en terbiyesiz ve en ahlaksız olanı. Saldırgandır ve yüksekten atarak konuşur, ona buna çatar, asıl çekemediği amaçlarına ulaşmasını engelleyen Telemakhos'tur. Ona karşı kurulan kumpasların, pusuların fikir babası hep Antinoos'tur. Odysseus dilenci kılığında geldiğinde galiz küfürlerle onu kovan, başına ilk tokmağı atan odur. Antinoos'un bu davranışları diğer talipler arasında da tepki çeker.
Ölüm okunu Odysseus ilk Antinoos'a yöneltir ve sırayla tüm talipleri öldürür. Herşey olup bittikten sonra İthakalı'ları ayaklandırmaya çalışıp, öç almak için onları kışkırtandan da Antinoons'un babası Eupeithes'tir. Ne var ki karşılarına tanrıça Athena çıkınca korku ile kaçışırlar.
15 Temmuz 2011 Cuma
ANTIKLOS
Kırmızı figürlü Attik Amphora üzerinde Antiklos
Nestor'un oğullarından biri. Troya savaşına katılır ve çevikliği, yiğitliğiyle dikkat çeker. Akhilleus ve Patroklos'un yakın arkadaşıdır. Patroklos ölünce bu üzücü haberi Akhilleus'a verme görevini üstüne alır. Sonuna kadar savaşır İlyada'da ancak Odysseia'da şafak tanrıçası Eos'un oğlu Memnon'un eliyle öldürüldüğünü öğreniriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






